Galata Kulesi Hakkında Her Şey!

O meşhur İstanbul siluetinin bir parçası olan Galata Kulesi İstanbul gezilecek yerler rotasının en merak edilenlerinden. Şehrin geçmişini süzmüş en bilge yapılardan olan kule hakkında anlatılan hikayeler, var sayılmış yaşanmışlıklar ise bir belgeseli hakedecek kadar çok.

Güneşli güzel bir günü İstanbul gezgini olmak için planladıysanız, amacınız tarihi bir atmosfere girip güzel fotoğraflar çekmekse yolunuz buraya düşsün temennisinde bulunabiliriz size. Asırlar devirmiş ama kendi devrilmemiş, nice musibet görmüş söylememiş, direnmiş, var olmaya azmetmiş bu güzel abide hakkında ne biliyorsak söyleyebiliriz bir de!

Galata Kulesi Tarihi

Galata Kulesi ne zaman yapıldı gibi çok sorulan bir soruya tarih verip işte budur demek kuleye haksızlık olacak. Evet oldukça yaşlı ama hala şehri gözlemleyip anlayabilecek kadar duyabiliyor, görebiliyor bu kule. Yani hala zamanı yaşıyor ve ömrünün sefasını sürüyor.

Çok ama çok uzun bir zaman önce, İstanbul Bizans’ın gözbebeği bir şehirken 528 yılında yapılmış bu kule. O zamanlar Bizans tahtında imparator Anastasius Oilozus oturuyormuş ve yapılan kuleye de Büyük Kule deniliyormuş. Tabii şimdiki Galata Kulesi’nin o zamanki kuleyle pek bir alakası yok.  Tamamen ahşap olarak inşa edilen ilk  kule şimdiki yerinde değil, tahminen biraz daha yüksek bir noktadaymış. Boğazdan geçen gemilere kılavuzluk etmesi için yapıldığından deniz feneri işlevi görüyormuş. Yani kulenin boğazla, boğazın kuleyle yüzyıllara dayanan bir ahbaplığı var. 

Gel zaman git zaman 1204 yılına, Haçlı Seferleri faslına gelindiğinde (ki bahsedilen sefer dördüncüsü) zaten yorgun olan ahşap Galata Kulesi bedenen ilk darbesini almış. Hem savaş ortamındaki yağmalar ve tahribatlar hem de sonrasındaki yangınlardan büyük hasar görmüş. Her şey ha deyince olmaz ya hani, yaralı ahşap kulenin yığma taştan yapılmış bir kuleye dönüşmesi de bir yüzyıl geçtiğinde, takvimler 1348 yılını gösterdiğinde olmuş. Devir Cenevizlilerin devriymiş ve denizden gemiler geçmeye devam ediyormuş. Kule bu sefer tepesindeki koca haç ile gemilere yol göstermiş. Adı ise İsa’nın Kulesi imiş. Kulenin bu dönemden kalan çanı ise günümüzde İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.

Gelelim Yeniçağ’ın başlangıcı olan 1453 yılının 29 Mayıs’ına! İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet kulenin anahtarını aldıktan sonra  haçı indirtir ve sadece akşam vaktinin ve yangınların duyurulması için kullandırır kuleyi.

Galata Kulesi’nin tarihinde 1509 yılı da önemli bir tutar. O yıl kaynaklarda küçük kıyamet olarak bahsedilen büyük bir deprem olur ve kule de İstanbul’daki herşey gibi yıkılır. Onu tekrar ayağa kaldıran da o zamanların gözde mimarlarından Mimar Hayrettin olur. Kanuni Sultan Süleyman döneminde tersane esirlerinin tutulduğu bir zindan olarak kullanılan bu yeni kule 3. Murat döneminde de rasathane olur.  Fakat halkın bilime bakış açısındaki olumsuzluklar nedeniyle bu işlevi fazla sürmez.

Hezarfen Ahmet Çelebi’nin uçup göklerde süzüldüğü yerdir Galata Kulesi!

Yeniçağ dedik, İstanbul’un fethi dedik ama Galata Kulesi daha neler görmüş neler! Şimdinin uçaklarının ilham kaynağı olan uçma olayı 1632 yılına tekabül eder. O zamanlar korkulacak bir ademoğlu olduğuna dair fetvalar verilen Hezarfen kendi tasarımı iki kanat takıp bu kulenin tepesinden göklere süzülür. Herkes onun bir yerlerde çakılıp düşmesini beklerken o boğazı geçerek 3358 metrelik uçuşunu Üsküdar’da tamamlar. Hem fetvaların hem de izinsiz uçmanın cezası ise Cezayir’e sürülmek olur. Galata Kulesi’nin hikayesinde en can alıcı kısım belki de budur. Zira ne zaman kule civarında yürüsek sanki dalgalı kanatlarıyla bir insan süzülür gibi olur ve akıldan ‘kuş misali’ bir tarih hikayesi geçer.

Bu tarihten sonra yangınlar ve fırtınalarla tekrar tekrar yaralanan kuleyi günümüzdeki görünümüne kavuşturan restorasyonlar ise 1965 ve 1967 yılları arasında olur. Artık görevi gemilere kılavuzluk etmek, yangınları haber vermek değil; şimdi sadece İstanbul’u gösteriyor görmek isteyene.

Galata Kulesi Hakkında Kısa Kısa…

Galata Kulesi’nin İsmi Nereden Geliyor?

Kulenin şimdiki adının kökeni Yunanca ve Gala Yunanca’da süt demek. Kulenin ilk yapıldığı Bizans döneminde Taksim ve civarı incir ağaçlarıyla doluyken, Sütlüce-Kasımpaşa hattında da hayvanların otladığı çiftlikler varmış. Galata bölgesi de süt üretilen yerlerden biriymiş. İstanbul gezilecek yerler rotasındaki en eski yerlerden biri olan Galata Kulesi’nin adıda tarihi kadar eski! İsmi konusunda birçok rivayet olsa da rehberlerin en çok anlattığı ve tarihin en çok inandığı isim hikayesi de bu!

Galata Kulesi Kaç Metre?

Kule hakkında en sık sorulan sorulardan biri de yüksekliği! Kulenin zemininden çatısının en tepe noktasına mesafe 70 metre. 9 kat olarak tasarlanmış ve ilk 7 katı asansörle çıkıp, sonrasında merdivenle çatısına çıkabiliyorsunuz. Duvarlarının kalınlığı 3,75, iç çapı da ortalama 9 metre. Kulenin total ağırlığının ise 10 bin ton olduğu tahmin ediliyor.

Galata Kulesi’nin İçinde Ne Var?

Galata Kulesi’nin en üst katı İstanbul’a tepeden bakan ve muhteşem bir manzara sunan seyir terası. Ayrıca bir de restoranı var ki eski tarihlerde düğün organizasyonları yapılıyordu burada ve biz de gitmiştik. Yemekleri konusunda ise yorumları size bırakıyoruz. Son zamanlarda Beltur tarafından işletilen restoranda hiç yemek yemedik çünkü. Ama serpme kahvaltı ve akşam yemeği için rezervasyonla hizmet verdiğini biliyoruz. Rezervasyon nosu 444 66 44. Romantik ve otantik bir yemek isteyenler veya evlilik teklif etmek için özel bir mekan arayanlara duyurulur.

Galata Kulesi Efsaneleri

Ketum ve sesi soluğu çıkmayan bir kule olmaya görün! Hakkında neler neler söyleniyor, ne söylentiler çıkıyor. Galata Kulesi’nin en bilinen iki efsanesinin biri içinizi burkacak ve polisiye filmi senaryosu yazdıracak cinsten!

Kulenin tarihini anlatırken 3. Murad döneminde rasathane olarak kullanıldığından ve kapatıldığından bahsetmistik ya hani, bu rivayet işte bu dönemden kalma;

Kule etrafında her gece darp olaylar görülmeye başlıyor. Gariplik şu ki, kulenin duvarlarında ve surların dibinde kalbi yerinden sökülmüş kadın cesetleri bulunuyor. Olaylar sürdükçe halk tedirgin oluyor ve önce sokağa çıkmıyor sonra da Galata’yı terk ediyorlar. Murad tahtı Abdülhamit’e devredince hafiye teşkilatını görevlendiriyor ve cinayetleri yeraltı tarikatlarından birinin işlediği ortaya çıkıyor. Yani Ahmet Ümit yazsa çok satar!

Bir diğer rivayet aşk üzerine! Rivayet dediğinde aşk olmalı zaten. Kahramanımız tabii ki mert ve heybetli Galata Kulesi, güzel kızımız ise Üsküdar açıklarındaki Kız Kulesi. İkisi birbirine baka baka aşık olur ama kavuşamazlar. Galata Kulesi ancak bakarak sevebildiği Kız Kulesi de onu seviyor mu diye kurar da kurar. Ve dayanamaz sevdiceğine mektuplar yazar. Rivayet o ki mektupları taşıyan ulak Hezarfen Ahmet Çelebi’dir ve görevi de mektupları Kız Kulesi’ne götürmektir. Ama kanatlarına söz geçiremez ve uçar da uçar. Mektuplar ise gömleğinin iç cebinden boğaz sularına savrulur. Sonunda ne mi olur? Kız Kulesi söyleyemese de dalgalar söyler aşkın karşılık bulduğunu. Aşk ikisini de güzelleştirir ve kavuşmak umuduyla dimdik ayakta tutar asırlar boyu.

Galata Kulesi Nerede, Galata Kulesi’ne Nasıl Gidilir?

Galata Kulesi İstanbul  Beyoğlu sınırları içinde. Eğer Taksim rotasında ilerliyorsanız İstiklal Caddesi bitiminde karşınıza Tünel Meydanı çıktığında çok yakınsınız demektir. Taksim İstiklal Caddesi başlangıcını çıkış noktası kabul edersek yürüyerek kuleye 15 -20 dakikada ulaşabilirsiniz.  İsterseniz tarihi Beyoğlu tramvaya da  binebilirsiniz.

Karaköy ya da Eminönü yönünden Galata Kulesi’ne ulaşmanız da kolay. Eğer Anadolu yakasından geliyorsanız deniz yoluyla  geçebilirsiniz ki en avantajlı rota da bu. biraz yokuş olsa da yürüyerek kuleye ulaşmanız mümkün.

Aracınızla gidecekseniz İstanbul’da tarihi rotaları gezmek için en son alternatif diyelim seçiminiz için. Ara sokaklarda küçük otoparklar var ama kalabalık içinde yol açmak da insanı oldukça geriyor.

Galata Kulesi Giriş Ücreti ve Galata Kulesi Ziyaret Saatleri

Galata Kulesi İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından işletildiğinden Müzekart geçersiz. Yerli ve yabancı turiste de farklı fiyat tarifesi uygulanıyor.

Galata Kulesi giriş ücretleri 2020

Yerli ziyaretçi giriş ücreti : 20 TL

Yabancı Turistler için giriş ücreti : 25 tl

Öğrenci giriş ücreti : 10 tl

Öğretmenlere özel bir indirim uygulanmıyor ve 0-4 yaş arası çocuklardan da ücret alınmıyor.

Galata Kulesi Ziyaret Saatleri

Galata Kulesi’ni her gün 09:00 – 19.00 saatleri arasında ziyaret edebiliyorsunuz. Restoran bölümü ise kule ziyarete kapanınca saat 20.00 civarında çalışmaya başlıyor ve 00:30’a kadar muhteşem bir İstanbul manzarasına nazır yemek yiyebiliyorsunuz.

Eğer kahvaltıya gidecekseniz açıldığı saatten öğlen 13.00 a kadar bu hizmetten yararlanabiliyorsunuz.