İstanbul’un hafta sonu rotası; Balat Gezilecek Yerler

İstanbul’un sabrının sonundaki selamet, Haliç’in temizlenip sandalların su yüzünde arz-ı endam etmesidir. Ki, Haliç’in kıyılarındaki Balat gezilecek yerler açısından İstanbul’un en zengin semtlerindendir. Yani suların altında kaç bin ton altın var bilir misin diye başlayan rivayetlerdeki batık gemileri, Balat‘taki cumbalı evlerin penceresindeki eski kadınlar muhtemelen görmüşlerdir. Balat gezilecek yerleri öyle sabun köpüğünden değil de, hatmedilesi İstanbul hazineleridir.

Balat gezilecek yerler1

Balat hakkında kısacık bir bilgi

Günümüzde sanat atölyelerinin, kafelerin, antikacıların popüler hale getirdiği ‘içli semt’ Balat’ın adı saray kapısı anlamına geliyor. Hangi dilde, nece diyen merak edenleri hemen aydınlatalım. Rumca adı Palation, kısaltıla kısaltıla Balat’a dönüşmüş. Ama Rumlarla değil de eski İstanbul Yahudileriyle daha çok anılıyor Balat‘ın adı. 15. Yüzyılda İspanya’dan göç eden Sefaradlar 1950’li yıllarda İsrail’e gidene kadar burada tüm dinlerle iç içe yaşamışlar. Balat’ın yan komşusu Fener ise eskiden Rumların en yoğun yaşadığı yermiş.

Balat gezilecek yerler

Hadi siz de gidin!

Hem tarihi dokusu, hem mahalle havası hem de renkli eşrafı ile başta fotoğrafçılar olmak üzere herkes çok gidiyor bu aralar Balat’a! Velhasıl İstanbul keşif rotasının uğranmazsa olmazı Balat gezilecek yerler rotasında neler göreceğinizi bir de bizden dinleyin dedik. Lakin bizim de en sevdiğimiz yerlerden olur kendileri. Cam önlerindeki kedileri, antikacıların önlerindeki ibrikleri, dayımın 80’lerde Fransa’dan getirdiği fincanlarda sunulan Türk kahvesiyle cumartesi ‘kalk bi gidelim, ne de olsa buluruz bir park yeri’ Balat’ımız… Takdimimiz ve önerimizdir….

Balat gezilecek yerler

Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi

İçeride aşırı bir görkem, şatafat göremeseniz de, bu yapının dünya genelinde 250 milyon Rum’un inanç üssü olduğunu bilmek insana vavvv dedirtiyor. Neredeyse 20 yıl önce burada düzenlenen bir nikaha katılmış ve oldukça uzun süren bir seremoniye şahit olmuştuk. O zaman da aynı şeyi düşünmüştük. Mimari çok ama çok özel değil, fantastik bir dekoru da yok ama bir şey var ki etkiliyor.

Balat gezilecek yerler1

Nasıl ki Balat gezilecek yerler arasındaki birçok dini yapının iç içe olması sanki Kudüs gibi dedirtiyorsa, asıl adı Aya Yorgi Kilisesi olan Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi de Hristiyanlığın Ortodoks kolunun Vatikan’ı gibi. 1600’lü yıllarda yapılan patrikhanenin girişinde 3 kapı var ve ortadaki kapı 1821 yılından bu yana kapalı. Çünkü 1820 yılında Yunanistan’ın Mora Yarımadası’nda çıkardığı isyanların sorumlusu olarak gösterilen Patrik, Osmanlılar tarafından tam da bu kapıda idam edilmiş.

Balat gezilecek yerler1

Fener Rum Erkek Lisesi

Şimdi ne saklayalım, Balat’a ilk gittiğimizde yokuş başından gördüğümüz bu muhteşem yapının ne olduğunu biz de bilmiyorduk artık nasıl İstanbulluysak? Kanatlarını açmış bir kuş gibi heykelimsi duran bu binanın kırmızı tuğlaları (bu tuğlalar nedeniyle yapıya kırmızı mektep de deniyor) taa Fransa Marsilya’dan getirilmiş. Çok özel bir dokuya sahip olduğu için de geçen yüzyıl boyunca hiç yıpranmamış. Dışarıdan baktığınızda ‘acep içi ne ola ki’ gibilerinden derin bir merak uyandıran yapıya patrikhane gibi kolay giremiyorsunuz. Bize denilene göre özel izin gerekiyormuş, o yüzden göremedik. Ama içi de dışı kadar güzelmiş ve vitrayları da görmeye değermiş. Gelelim bu özel yapının tarihine…

Balat gezilecek yerler1

Kırmızı Mektep sizce kaç yaşında?

Gördüğünüzde en az bir yüzyılı var diyenlere bu binanın Mimar Dimadis’in elinden çıkma olduğunu ve genç gösterse de 1881 den bu yana var olup 200 yaşını aştığını söylemeden geçmeyelim. Osmanlı döneminde felsefe dersinin verildiği ilk okul olma özelliği taşıyan binanın patrikhane ve Yerebatan Sarnıcı’na gizli geçitlerle bağlandığına dair söylentiler var.

Balat gezilecek yerler1

Hala eğitim neferi!

Bir zamanlar 800’ü aşan öğrencisiyle İstanbul’un en prestijli okulu olan Fener Rum Erkek Lisesi günümüzde yaklaşık 50 öğrencisiyle hala eğitim veriyor. Balat’ta önünde fotoğraf çekebileceğiniz, sırtınızı vereceğiniz, yüzünüzü döneceğiniz ve her yerinden muhteşem bir manzara izleyebileceğiniz yerlerden en önceliklisi bizce burası.

Balat Sokakları

Bir yeri iyi tanımak, sindirmek ve sağlam hatırlamak mı istiyorsunuz; o zaman o yerde rota harici sokak gezmeleri yapın mutlaka. Balat, karakterini sokaklarına yaymış bir yer. Bir örnek verelim mesela… Şu sıralar vizyonda olan Çukur dizisi Balat sokaklarında çekiliyor ya, semtin merkezinden biraz ilerleyip çekim mahallesine yönelince duvarlarda Müslim şarkılarının şiir hallerini görmeye başlıyorsunuz.

Balat gezilecek yerler1
Balat gezilecek yerler1

Kulağın pasını, ruhun buğusunu silen Balat sokakları!

Dar sokaklarda karşı eve gerilmiş iplerdeki çamaşırları, merdiven önlerinde oturanları, üst katın cam kenarında çekirdek çitleyen kızı, kıraathanelerdeki çay kaşığı seslerini, birbirine karışan ezanları, Fransız havasında bir kafeden gelen pankek kokusunu, turşucusunu, ahşap oymacısını çok sonraları Balat’ı anarken hatırlayacaksınız.

Balat antikacıları da şahsına münhasır, başka yerde böyle bir dokuyla karşılaşmıyorsunuz.

45’lik plaklar, gramofonlar, kırılmadan 50 yıl yaşamayı başarmış çay bardaklarından tutun; tuzluk, abajur ve neler neler… Artık nostalji mi yaparsınız, annem sevinir diye bir parça mı alırsınız bilemeyiz ama dilerseniz kapısından geçerken bir müzayedeye girebilir, cebinizde 10 tl de olsa açık artırmaya katılabilirsiniz. Biz genellikle sabahları o dokunun içinde kahve içmeye gidiyoruz. Binlerce eski eşyanın içinde, nostaljik bir bir fincanda kahve içmekle farklı bir anı kazanıyoruz. Zeki Müren’den ‘Sana Muhtacım’, Suavi’den ‘Yalı Çapkını’ Balat’ta kahveyi hatırlatan fonlar bizim için.

Balat gezilecek yerler1

Değişik bir kültür dokusu!

Sokaklarda kaybolun diye yazılır ya hani gezi yazılarında, Balat gezilecek yerlerde kaybolma gibi bir durum yaşanmıyor. Kıyıya paralel sokaklarda ilerlediğinizde aracınızı park ettiğiniz yeri de kolaylıkla bulabiliyorsunuz. Evlerin bazılarına çivi çakılmamış olsa da, çoğu ev fotoğraflık bir restorasyondan geçmiş. Bizim en şirin bulduğumuz ve durup fotoğrafladığımız, alışveriş ettiğimiz dükkanlar Tarihi Turşucu, gazozcu, şekerci ve tabii antikacılar. Bu dükkanların bulunduğu caddenin adı Çıfıt Çarşısı ve Osmanlılar döneminde hepsini Yahudi esnaf işletiyormuş.

Balat gezilecek yerler1

Bol bol fotoğraflayın!

Merdivenli Yokuş Balat’ın sokaklarında gezerken karşılaşacağınız en fotojenik nokta. Özçekim yapmak isterseniz buyrun buraya… Burada fotoğraf çektirdiğinizde boyunuz posunuz daha uzun görünüyor. Üstelik renk cümbüşü bir fotoğrafınız oluyor. 1988 yılında UNESCO Dünya Kültür mirasları sıralamasına girmiş Merdivenli Yokuş’ta evler aslına uygun  restore edilmiş. Burası bizce Balat gezilecek yerler arasındaki en havalı köşe.

Ferruh Kethuda Camii

Balat gezilecek yerler1

Mimar Sinan’ın (çağının Supermen’idir o bizce) yaptığı bu camiyi Balat – Ayvansaray arasında yürüdüğünüzde görüyorsunuz. Osmanlıda uzunca bir süre Balat Tekkesi olarak bilinmiş Ferruh Kethüda Camii. Kanuni Sultan Süleyman’ın sadrazamı Semiz Ali Paşa’nın kethüdası (bu kelime tam karşılığı olmasa da kahya anlamına da geliyor) Ferruh Ağa adına 1563’de yaptırılmış. Aslında inşası tekke, medrese, çeşmeli geniş bir bahçe ve mahkeme binası gibi kalabalık bir kompleks olarak tasarlanmış. Ama günümüze sadece camisi gelebilmiş. Caminin bulunduğu cadde adı da kadı yönetimindeki mahkemelerden yadigar kalmış  ve Mahkeme Altı Caddesi olarak anılıyor. Caminin arka duvarında ilginç bulacağınız bir güneş saati var. Mimar Sinan’ın hünerli ellerinin değdiği ve 1986’da restore edilen bu camiyi mutlaka görün diyoruz.

Balat gezilecek yerler1

Sveti Stefan Kilisesi

Balat ile Fener arasında, Haliç kıyısında arz-ı endam eden ve çoğu insanın Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi olarak bildiği bu yapı aynı zamanda dünyanın tek demir kilisesi. Evet, kilisenin en önemli özelliği demirden olması ki, yapımında neredeyse 500 ton döküm demir kullanılmış.

Balat gezilecek yerler1

19. yüzyıla kadar kendilerine ait bir ibadethaneleri olmadığından Rum Ortodoks cemaatinin kiliselerine giden Bulgar cemaatinden Stefanaki Bey’in şahsi arazisini bağışlamasıyla yapılmış bu kilise. Önce ahşaptan inşa edilmiş, sonrasında da bu kıyıların en havalı, en şaşalı ve tek demir kilisesine dönüşmüş. Bulgar cemaatinin gözbebeği kilise 2018 yılının başına kadar restorasyon nedeniyle kapalı tutuldu. Şimdi her gün ziyarete açık.

Metroloji Kilisesi

Balat’a araçla gittiğimizde hep bu kilise yakınlarına park ettiğimizi farkettik. Yani algı olarak meylimiz ilk buraya yöneliyor. Bu kilise sadece dua etmek isteyenlere açık aslında. Ama kapıdaki bekçiden izin isterseniz içeri girebiliyorsunuz. Fakat fotoğraf çekmenize kesinlikle izin verilmiyor. Yaşı net olmayan lakin Ayasofya ile aynı döneme ait olduğu düşünülen kilisenin içinde Ortodoks patriklerinin portreleriyle duvarlara monteli patriklik simgeleri var. Bahçesindeki iki çınar ağacının ise 1500 yıllık olduğu söyleniyor. Kilisenin isminin de bu yaşlı çınarlarla alakası var. Çünkü hava tahminleri bu ağaçlara bakarak hesaplanıyormuş. Dahi matematikçi Arşimed’in bundan 1000 yıl önce çiziktirdiği parşömenler de ilginçtir ki bu kilisede bulunmuş. Tabii bu çiziktirmeler şimdi bile uğraşılan kuramları içeriyormuş ve 1900’lü yıllarda yabancı bir profesör tarafından bulunarak yurtdışına çıkarılmış.

Sadece 23 Nisan’da bir ayin düzenleniyormuş o kadar…

Kilisenin içini görme fırsatı bulursanız bakımsızlığına siz de şaşıracaksınız. Anıtlar Kurulu’ndan izin çıkmadığı için restore edilememiş. Zaten ibadete gelen bir cemaati de yok.

Meryem Kilisesi

Bu kilisenin çok ilginç bir hikayesi var. Kendini dine adayan ve iyilik yayan bir kadının, bir prensesin hüznüyle atılıyor temelleri. 800 yıl öncesine dayanan rivayet şöyle ki; Bizans Kralı kızı Prenses Maria’yı Moğol hükümdarı Hülagü Han ile evlenmesi için Moğol diyarına yolluyor. Prenses yoldayken müstakbel yaşlı kocası ölüyor ve yerine hükümdarın oğlu Abhaka Kağan ile evlendiriliyor. Abhaka Kağan’ın bir savaşta ölmesiyle prensesin başka biriyle evlenmesi caiz görülmediğinden baba evine gönderiliyor.  Aradığı mutluluğu evliliğinde bulamayan prenses kendini tamamen ibadete veriyor ve işte bu kiliseyi yaptırıyor. Kanlı Kilise, Moğolların Meryemi Kilisesi olarak da anılan yapının İstanbul’un fethinden sonra da kilise olarak kalmasına izin verilmiş.

Balat gezilecek yerler1

Küçük Mustafa Paşa Hamamı

İstanbul’da semtlerin çoğunda tarihi hamamlar var malumunuz. Balat da o semtlerden biri. İstanbul’un en eski hamamlarından olan Küçük Mustafa Paşa Hamamı 1500 yaşında. Osmanlılardan kalan bir başka eser Gül Camii’yle karşılıklı konumlanan hamam hala hizmet veriyor.

Atik Mustafa Paşa Camii

Balat – Ayvansaray yönünde karşılaşacağınız cami, aslında 9. Yüzyıl Roma döneminden kalan Aya Tekla Kilisesi. 16. Yüzyılda camiye dönüştürülerek Atik Mustafa Paşa Camii adını almış. Ama bazı kaynaklarda Hazreti Cabir Camii olarak da geçiyor. Duvarlarından birinde güneş saati bulunan caminin içindeki bazı eserler İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.

Balat gezilecek yerler1

Balat Surp Hreşdagabet Ermeni Kilisesi

Balat’ta Kamış Sokak’da bulunan kilisenin adını söylerken takılsak da güzel bir anlamı var. Hreşdagabet başmelek anlamına gelen bir kelime. Ve Balat gezilecek yerler arasında önemli bir nokta olan bu kilisenin esrarengiz bir tarafı olduğu da söyleniyor. Kimine göre birçok mucize gerçekleşmiş bu kubbe altında, konuşamayanların dili çözülmüş, felçliler ayağa kalkmış, çocuğu olmayanın çocuğu olmuş ve nice yüzler güldürmüş.

Balat gezilecek yerler1

Her eylül ayının ikinci cumartesi günü bu kilisede büyük bir ayin gerçekleşiyormuş. Ve sadece Hristiyanlar değil, seccadesini kapıp gelen Müslümanlar gibi her dinden insan kendi mucizesi gerçekleşsin diye duaya geliyormuş. Büyük ayinin olduğu gün Balat’ın sokakları insan seline dönüşüyormuş. Yani çaresizlerin, şifa dileyenlerin ve mucizeye tanık olmak isteyenlerin baş adresi bu kilise…

Balat gezilecek yerler1

Gezmek isterseniz sadece pazar ve perşembe günleri öğle saatine kadar gezebiliyorsunuz.

Ahrida Sinagogu

15. yüzyılda Makedonda’dan göç eden 100 kadar fakir Yahudi ailenin yaptığı sinagog, Balat gezilecek yerler arasında mimari açıdan en göz dolduran yapılarından. Sinagoga biz giremedik ama Tevrat’ın okunduğu kürsünün gemi biçiminde olduğunu, bu geminin Nuh’un gemisi veya Makedoya’dan gelen göçmenleri taşıyan kadırganın simgesi olduğu sanılıyor. Bu sinagogun bir diğer özelliği de 17. Yüzyılda ‘ben mesihim’ diye ortaya çıkan Sabetay Sevi’nin vaaz verdiği yer olması. Hala cemaati var ve ne yazık ki ziyarete açık değil.

Balat gezilecek yerler1

Balat gezilecek yerler tarih rotası tam da bu anlattıklarımız. Balat’ın ilginç ve keyifli mekanlarını ise bir sonraki yazıya sakladık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir